9 Ekim 2012 Salı

Mert Büyüyor...

Önce sandalyelerin altından yuvarlanarak geçiyordu, sonra emekleyerek sandalyeleri oynatmaya başladı ve sonra masanın altında gezmeye... Ne zaman ki boyu masanın altı için uzun geldi sandalyelere, oradan da masaya çıkmaya başladı.
Önce elektrik anahtarına uzanmak için kucağımıza gelmek istiyordu. Sonra ancak aşağıya indirecek kadar uzanıp anne babayı banyoda ışıksız bıraktı. Şimdi istediği zaman yakıyor, istediği zaman söndürüyor.

Mert büyüyor ve bu küçük değişikliklerle birlikte tüm hayatımız değişiyor. ( Tabi büyüdükçe tehlike potansiyeli de büyüyor...) Peki bundan sonra nasıl olacak diye heyecanla bekliyorum...:)

11 Eylül 2012 Salı

Güzel Güzel Bilgiler... 1. Bölüm


İşin ehli insanlardan çocuk gelişimi ile ilgili birinci elden bilgiler almaya başladım. Sizlerle de kısa kısa her hafta paylaşabileceğimi düşündüm. Mert şu anda 20 ayını bitirmiş durumda ve yazdığım şeyleri buna göre değerlendirin lütfen. 


  • Çocuk oynarken her yere bir oyuncak saçılı olması iyi birşey değilmiş meğer. Bizler nasıl olsa dağılacak diye toplamayız bir süre ama toplamak lazımmış. Mümkünse çocukla birlikte. Sebebi de çocuk bir oyuncakla oynarken etraftaki diğer uyaranları yok edip konsantrasyon seviyesini yükseltebilmek. ( Tabi sürekli çocuğun başında durup oyuncakları toplamak gibi bir işe de girişmemeli :)))
  • Eğer 20 aylık bir çocuk annesini bırakmak istemezse ( oyun grubu, vb ortamlarda) zorlamamak lazımmış. Çünkü çocuk annesinin hemen gelebilecek bir uzaklıkta vs olduğunu anlayamazmış. Yani, kapıdan çıkan anne ( ebeveyn) çocuk için 'yok' demek. Bu 3 yaşına kadar sürebilirmiş. 
  • İstediği şeyi parmak ile işaret etmesi çok önemliymiş. Bu daha sonra geliştireceği birçok yeteneğin temeli olan bir hareketmiş.
  • Bu ay grubu çocukların yeni birini gördüklerinde annelerine yapışmaları çok doğal ve kendilerinden beklenen bir hareketmiş. 
Aklıma geldikçe, yeni şeyler öğrendikçe ve Mert'ten fırsat buldukça yazacağım... Sevgiler. 

6 Eylül 2012 Perşembe

Keşke...

Keşke Mert doğmadan görseydim bu yatağı.. Markası Babybay... Süper!

16 Ağustos 2012 Perşembe

"Anne"

Ve nihayet bugün tertemiz bir "Anne" duyduk! Aylarca "baba" ya da "aba"diye çağrıldıktan sonra çok iyi geldi doğrusu :))

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Olmaz Demeyin, Şansınızı Deneyin...

Bugün aklıma bu eski slogan takıldı. Hatırlayanınız vardır belki " olmaz demeyin, şansınızı deneyin, Milli Piyangooo"... :) Nereden çıktı derseniz: 8 aydır bir fiil kendi uyusun diye uğraştığım ancak her denememin sonunda ayağımda salladığım Mert'ten tabi ki. Artık o kadar yılgındım ki son zamanlarda hiç uğraşmadan direk ayağımda sallayarak uyutuyordum. Nasıl olduysa geçen hafta öğle uykusu için kendi yatağıma bıraktım onu, hadi uyuyoruz dedim ve yanında kitap okumaya başladım. İki sayfa bittiğinde Mert uykuya dalmıştı bile. O gün bu gün öğle ve akşam uykularına böyle dalıyor. Bundan sonraki aşama kendi yatağına koyup orada uyumasını sağlamak ama aceleci davranmak istemiyorum. Bakalım ne olacak!

21 Haziran 2012 Perşembe

Evimizin Halleri

Bugün evin içerisinde birden kendi sesim kulaklarımda yankılandı. Oğlumu konuşturtmak için deli gibi bütün gün kendi kendime konuşup durduğumu farkettim :) Buna karşılık kendisi ile kurabildiğimiz tek diyalog şekli :
Ben   : "Da"
Mert :  "Di"
ya da tam tersi. Bir de şu var:
Mert : "Bab ba"
Ben  : "An ne"
Kısacası, evimizde "Da- di da- di", "bab ba - an ne" şeklinde uzayıp giden bir konuşma hakim !!!

Not:  Mert bugün tam 18 aylık. 

10 Haziran 2012 Pazar

Kış bitti, yaz geldi vesaire derken biz bir aydır tatildeydik. Bebekle tatil ile ilgili bilgiler yakında geliyor:)

8 Mayıs 2012 Salı

Yaz Gelmişti...

Baharın geldiğini oğlunu uzun kollu tişört ile dışarı çıkarabilince anlayan mertinannesi; yazın geldiğini de oğlunu  kısa kollu tişört ile çıkartınca anlamıştı...