11 Eylül 2012 Salı

Güzel Güzel Bilgiler... 1. Bölüm


İşin ehli insanlardan çocuk gelişimi ile ilgili birinci elden bilgiler almaya başladım. Sizlerle de kısa kısa her hafta paylaşabileceğimi düşündüm. Mert şu anda 20 ayını bitirmiş durumda ve yazdığım şeyleri buna göre değerlendirin lütfen. 


  • Çocuk oynarken her yere bir oyuncak saçılı olması iyi birşey değilmiş meğer. Bizler nasıl olsa dağılacak diye toplamayız bir süre ama toplamak lazımmış. Mümkünse çocukla birlikte. Sebebi de çocuk bir oyuncakla oynarken etraftaki diğer uyaranları yok edip konsantrasyon seviyesini yükseltebilmek. ( Tabi sürekli çocuğun başında durup oyuncakları toplamak gibi bir işe de girişmemeli :)))
  • Eğer 20 aylık bir çocuk annesini bırakmak istemezse ( oyun grubu, vb ortamlarda) zorlamamak lazımmış. Çünkü çocuk annesinin hemen gelebilecek bir uzaklıkta vs olduğunu anlayamazmış. Yani, kapıdan çıkan anne ( ebeveyn) çocuk için 'yok' demek. Bu 3 yaşına kadar sürebilirmiş. 
  • İstediği şeyi parmak ile işaret etmesi çok önemliymiş. Bu daha sonra geliştireceği birçok yeteneğin temeli olan bir hareketmiş.
  • Bu ay grubu çocukların yeni birini gördüklerinde annelerine yapışmaları çok doğal ve kendilerinden beklenen bir hareketmiş. 
Aklıma geldikçe, yeni şeyler öğrendikçe ve Mert'ten fırsat buldukça yazacağım... Sevgiler. 

6 Eylül 2012 Perşembe

Keşke...

Keşke Mert doğmadan görseydim bu yatağı.. Markası Babybay... Süper!

16 Ağustos 2012 Perşembe

"Anne"

Ve nihayet bugün tertemiz bir "Anne" duyduk! Aylarca "baba" ya da "aba"diye çağrıldıktan sonra çok iyi geldi doğrusu :))

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Olmaz Demeyin, Şansınızı Deneyin...

Bugün aklıma bu eski slogan takıldı. Hatırlayanınız vardır belki " olmaz demeyin, şansınızı deneyin, Milli Piyangooo"... :) Nereden çıktı derseniz: 8 aydır bir fiil kendi uyusun diye uğraştığım ancak her denememin sonunda ayağımda salladığım Mert'ten tabi ki. Artık o kadar yılgındım ki son zamanlarda hiç uğraşmadan direk ayağımda sallayarak uyutuyordum. Nasıl olduysa geçen hafta öğle uykusu için kendi yatağıma bıraktım onu, hadi uyuyoruz dedim ve yanında kitap okumaya başladım. İki sayfa bittiğinde Mert uykuya dalmıştı bile. O gün bu gün öğle ve akşam uykularına böyle dalıyor. Bundan sonraki aşama kendi yatağına koyup orada uyumasını sağlamak ama aceleci davranmak istemiyorum. Bakalım ne olacak!

21 Haziran 2012 Perşembe

Evimizin Halleri

Bugün evin içerisinde birden kendi sesim kulaklarımda yankılandı. Oğlumu konuşturtmak için deli gibi bütün gün kendi kendime konuşup durduğumu farkettim :) Buna karşılık kendisi ile kurabildiğimiz tek diyalog şekli :
Ben   : "Da"
Mert :  "Di"
ya da tam tersi. Bir de şu var:
Mert : "Bab ba"
Ben  : "An ne"
Kısacası, evimizde "Da- di da- di", "bab ba - an ne" şeklinde uzayıp giden bir konuşma hakim !!!

Not:  Mert bugün tam 18 aylık. 

10 Haziran 2012 Pazar

Kış bitti, yaz geldi vesaire derken biz bir aydır tatildeydik. Bebekle tatil ile ilgili bilgiler yakında geliyor:)

8 Mayıs 2012 Salı

Yaz Gelmişti...

Baharın geldiğini oğlunu uzun kollu tişört ile dışarı çıkarabilince anlayan mertinannesi; yazın geldiğini de oğlunu  kısa kollu tişört ile çıkartınca anlamıştı... 

4 Mayıs 2012 Cuma

Günün Sözü :)

Bazen, birşeyleri bizim için başkasının yapmasına öyle alışırız ki, kendimiz yapabileceklerimizi unuturuz. Bazense işimizi kendimiz halletmeye o kadar alışırız ki, hırpalanmak yerine yardım alabileceğimizi unuturuz. 

Her Annenin Bir Yoğurt Yapışı Vardır!

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğu gibi her annenin de bir yoğurt yapışı vardır. Kime sorsanız "aaa ben öyle değil böyle yapıyorum" tadında şeyler duyarsınız. İşte size Mert'in yoğurdunun incelikleri - neredeyse bir sene olmasına rağmen zaman zaman benim de yoğurdum tutmuyor :) -
Öncelikle yoğurdunuzun mayası çok önemli. Ev yapımı yoğurt mayası bulursanız hiç düşünmeyin onu kullanın ama bulamayanlar için önerim Sütaş'ın camda doğal yoğurdu. (Doktorumuz da bunu önermişti bu arada).
-Sütü kavanozunuza doldurun sonra bir cezvede biraz kaynatın. Biraz fokurdamasına müsaade edin. Yalnız, bir kaza olmaması açısından başından ayrılmamanız önemle tavsiye edilir. (Başlangıç aşamasında 125 gr'lık meyve püresi kavanozları iyi oluyor.)
-Sütü kaynadıktan sonra kenara alın ve ılınmasını bekleyin. Sütün hangi ısıya kadar ılınacağı en can alıcı kısımdır. Bazıları serçe parmağının 7 saniye dayanacağı sıcaklığa gelmeli diyor ama mesela benim elim sıcağa hiç dayanamadığı için 5 sn benim için yeterli.
- Daha önceden kavanozun dibine yoğurdunuzu koyun. Asıl ölçü 1 dolu çay kaşığıdır ama ben kavanozun dibini kalınca örtecek şekilde yoğurt koyuyorum ölçmeden. Yoğurdu karıştırın.
- Isısını ayarladığınız sütü kavanozunuza dökün ve kapağını sıkıca kapatın.
- Ben kavanozu mutfak bezine sarıp üzerine çaydanlığı sıcak tutmak için kullanılan bezlerden örtüyorum.
- 4 saat sonra yoğurdunuzu açabilirsiniz.

Püf noktaları:
- Beklediği sürece ve açıp dolaba koyarken mümkün olduğu kadar sallamayın.
- Mümkünse 1 gece dolapta bekletin.
- Mayanız tutarsa yeni yoğurdunuz hep bir öncekinden maya ayırarak yapın.
Ve mutlaka bu işi bilen birini önceden yoğurt yaparken seyredin, mutlaka bir şey kaparsınız.

Son olarak, ilk yoğurtlarınızın sümük kıvamında olması neredeyse kaçınılmaz. Denemekten vazgeçmeyin:)

Sizler de hünerinizi halka arz edin ki bebeler güzel güzel yoğurtlar yesin. Hadi yorum köşesine bekliyorum.