27 Nisan 2012 Cuma

Tembel Anne Blogu Bu:)

Kendim blog yazmak yerine okuduklarımı okutuyorum ben galiba :))) Buyrun yeni okuma önerim :

http://www.ntvmsnbc.com/id/25343909/

26 Nisan 2012 Perşembe

Pekmez Sorunsalı

Pekmez hakkında yazılan çizilenlerden sonra bir de organik tarım yapan Pınar Hanım'a kulak verelim. Katılmamak mümkün değil...


"

Şimdi yeni bir şey çıkıyor. Dünyanın sonunu getirecek, insanlığın kökünü kazıyacak zehirli sıvıyı tespit ettiler: Köy Pekmezi!

Bir haber çıktı, mail zincirine dönüştü, dolaşıyor günlerdir... Böyle şeylerle karşılaştığımda dikkatimi çeken ilk şey haberin veriliş tarzı oluyor. Hani laboratuarlar yıllardır bunun üzerinde çalışıyorlarmış da nihayet ''bugün'' bu çalışmanın semeresini almışlar gibi bir hava... Ben bu haberin, buna benzer haberlerin çıkışını endüstriyel yöntemlerle üretilen ürünlerin satış grafiklerinin düşmesine bağlıyorum. Satır aralarına yerleştirilmiş gizli reklamlar gözüme çarpıyor. ''Yemezler...'' diyorum. 

Anadolu'da binlerce yıldır yapılan, müthiş bir besin kaynağı olarak herkesçe önerilen pekmez ''tu kaka'' oluverdi birden. Yüksek ısıda şey olursa bilmem ne olurmuş ve biz ölürmüşüz. Şeker oranı gayet yüksek olan böyle bir ürünü fıkır fıkır kaynatabilen var mı, bilmiyorum? Eğer pekmez yapmayı bir kez olsun denedi iseniz o sıcaklıkta pekmezin anında yanacağını, kaynatarak pekmez yapmanın imkansız olduğunu bilirsiniz. Geniş sathından suyun buharlaşması daha kolay olsun diye pekmez daima yayvan bir tepside pişer. Üzümün suyundan başka hiçbir şey konulmaz tepsiye. Altına da öyle cayır cayır yanan odunlar koyamazsınız. Közden başka şey yakıverir pekmezi. Tepsinin kenarlarına yapışan pekmezin, ısıya daha fazla maruz kalacağı için yanacağını bilen Anadolu halkı; sırf bu kenarı sıyırıp atmak için kullanılan tahta bir alet bile tasarlamıştır. :) Pekmez hafifçe kıvam aldıktan sonra altı söndürülür. Tertemiz tepsilere dökülüp üzerine büyükce kesilmiş camlar konulur ve gün ışığı altında suyunun tamamen uçması beklenir. Gün Pekmezi'nin adı buradan geliyor. 

Ben yıllardır pekmezi bu şekilde yapıyorum. Anadolu'nun gerçek köylüleri de bu şekilde yapar. Ancak elbette, ben kendi üretimim dışında kimsenin ürününe kefil olamam. Markalı ya da markasız diye bir ayrım yapmadan sadece pekmez alırken dikkatli olmanızı, yapılışı hakkında detaylı bilgi istemenizi önerebilirim. Bir tek tüyo vereyim. Üzüm pekmezi sadece üzüm suyu ile yapılır. ''İçindekiler'' kısmında bir ben eksiksem tekrar düşünün derim.. 
                                                                                                                             "


Güzel İncelemeler!

20 Nisan 2012 Cuma

Bugün 23 Nisan, Alışveriş İstiyor İnsan :)

23 Nisan nedeni ile bazı çocuk giyim markaları indirimler yapıyor. Henüz karşılaştıklarım şunlar:


Mothercare : 20-21-22-23 Nisan tarihlerinde geçerli %23 indirim. 
Panço          : 19-23 Nisan tarihleri arasında yapılacak her 75 TL'lik alışverişe 25 TL hediye
M&S             : 2. ürüne %50 indirim 

18 Nisan 2012 Çarşamba

16 Nisan 2012 Pazartesi

Takip Ediniz...

Hala varsa eğer bilmeyenler için : Bebek- çocuk beslenmesi ile ilgili herşeyi gurmebebek.com adresinden takip edebilirsiniz. Gerçekten çok başarılı bir site. www.gurmebebek.com. Çok reklam oldu ama olsun, takdir ettim çok:))))

Pekmez Hakkında Bilinmesi Gerekenler :

- Pekmezin üretimi sırasında yüksek ısılarla karşılaşmaması gerekiyor. Düşük ısıda pişmiş pekmez çok sağlıklı. Yüksek ısıda pişen ise kansorojen. O yüzden pekmez alırken, aldığımız yerin doğru tekniklerle pekmez üretmesi çok önemli.
- Pekmezin depolanma koşulları da önemli. Satın aldığımız yerde gün ışığı temas edip etmediğine dikkat etmekte fayda var.
- Pekmezin kapağını açtıktan sonra buzdolabında tutmak gerek. Eğer donarsa benmarı usulu ile 70 derece ısıyı geçmeden çözmek gerek.
- Pekmez gibi şekerli ve karbonhidratlı yiyecekleri yüksek ısıda pişirmemek de iyi olabilir. Bu da keklere pastalara hoşçakal demek anlamına geliyor aslında. 
- Pekmez almadan önce tadına bakmak iyi bir fikir. Eğer özellikle pekmezde ve reçelde aşırı yanmış bir tad alınıyorsa üründeki  HMF oranı büyük bir olasılıkla yüksek. Bu ürünü almayın hatta başkalarının da zarar görmemesi için ALO 174 Gıda Hattı'nı arayın. 
- Bu tür konularda bilgi edinmek ve bu bilgiyi paylaşmak çok önemli. Siz de bu tür bilgileri öğrenip, meraklıkları ile konuşmak isterseniz,Gurme Bebek gibi internet sitelerini takip edebilirsiniz.


Yazının kaynağı ve konunun detayları için: http://www.ntvmsnbc.com/id/25339112/

13 Nisan 2012 Cuma

:((((

Bebeğiniz İçin Ara Öğün Alternatifleri

Doktorumuz 2 yaşına kadar şekeri yasakladı çünkü bebeklerde pankreas 2 yaşına kadar faaliyet gösteremiyormuş. Bu yüzden de ikindiye şekersiz  tatlılar (!) koyduk: 

Pekmezli Kek : Bu keki internetten bulduğum birçok tarifle yapmaya çalıştım ama en sonunda yine kendim bir tarif oluşturdum. En güzeli de bu oldu galiba. Mert severek yiyor. 
Malzemeleri : 
2 yumurta 
1 rendelenmiş elma ( mevsiminde havuç ile beraber)
1 tatlı kaşığı tarçın 
2 ceviz rendesi ( sarımsak rendesi ile)
Yarım bardaktan biraz az sıvıyağ ( ben fındık yağı kullanıyorum)
Aldığı kadar un
Arzuya göre kab. tozu ve vanilya ( henüz zararları konusunda bir araştırma yapmadım ama biraz serpiyorum)

Gerisini sizler zaten biliyorsunuz. E pekmez bunun neresinde derseniz: üstünde :) Ben kekin yanında, bandırarak vb şekillerde veriyorum. İçerisine koyunca, zaten elma yüzünden içi ıslak kalan kekin iyice ıslak olmasını sağlıyor.  

Ayrıca üzerine pudra şekeri döküp kendiniz de bebeğinizle beraber keyif yapabilirsiniz :)






Pekmezli Muhallebi: Her zaman yaptığınız pirinç unlu muhallebinin içerisine şeker yerine ölçünüze göre biraz pekmez ekliyorsunuz. Tabii, burada pekmez hükmünü kaybediyor ve sadece tatlandırıcı olarak göre yapıyor. 
Düzeltme : Yeni edindiğimiz bilgiler ışığında bu muhallebiyi de önce pişirip pekmezi ılındıktan sonra ya da bebeğinize yedirirken ilave etmek en güzeli olacak sanırım!... 

Bebek Bisküvisi: Pekmez ile yapılan tarifleri internet üzerinden bulabilirsiniz. Ben henüz denemedim :)

Afiyet olsun! 

Güzel bir müzikte bebeğinizle dans etmeyi denediniz mi hiç?

9 Nisan 2012 Pazartesi

Anneyiz, 7/24 görevdeyiz, uykusuz olma ihtimalimiz yüksek falan filan... ama bazen de çalışanları çatlatabiliyoruz :)
Okudukça ağlamak isteyeceksiniz. Sizleri üzmek istemem ama bilmek daha önemli!

5 Nisan 2012 Perşembe

15 aylık bebeği uzun kollu tişört ile dışarı çıkarınca artık baharın gediğini resmen ilan etmiş oldum!

Merhaba!!! Haydi başlıyoruz!